Nasıl Eko-Okul Olduk? Çocuklarla Birlikte Sürdürülebilir Bir Okul Kültürü Oluşturmak
Bir eşya bozulduğunda hemen yenisini almak yerine tamir etmeyi düşünmek, bir çalışmaya başlamadan önce eldeki malzemelere bakmak, açık kalan musluğu fark etmek… Sürdürülebilirlik, çocukların yaşamına bu küçük ve tekrarlanan deneyimlerle girer.
Erken çocukluk eğitiminde bu deneyimlere yer açmak, çocuğun çevresini tanımasına ve kendi davranışlarının etkisini fark etmesine fırsat sunar. Eko-Okullar yaklaşımı da bu öğrenmeyi okulun günlük yaşamına yerleştirmeyi amaçlar.
Eko-Okul Nedir?
Eko-Okullar, Uluslararası Çevre Eğitim Vakfı (FEE) tarafından 1994 yılında başlatılan ve Türkiye’de 1995’ten bu yana Türkiye Çevre Eğitim Vakfı (TÜRÇEV) koordinasyonunda yürütülen uluslararası bir programdır. Türkiye’de okul öncesi, ilkokul ve ortaokul düzeylerinde çevre eğitimi, çevre yönetimi ve sürdürülebilir yaşam üzerine çalışmalar yürütülür.
Programın merkezinde öğrencilerin katılımı bulunur. Çocuklar çevreyle ilgili sorunları fark etmeye, çözüm düşünmeye, karar almaya ve çalışmaların sonuçlarını değerlendirmeye katılır. Öğretmenler, okul yönetimi, çalışanlar ve aileler bu süreci birlikte destekler. Eko-Okullar Programı
Bir Okul Nasıl Eko-Okul Olur?
Programa kayıtla başlayan süreç, okulun günlük işleyişini kapsayan yedi adımlı bir çalışma düzeniyle ilerler:
- Eko-Okullar Komitesi: Çocukların etkin katılımıyla çalışmaları yürütecek ekip oluşturulur.
- Çevresel inceleme: Okulun kaynak kullanımı, atıkları ve geliştirilmesi gereken uygulamaları incelenir.
- Eylem planı: Yapılacak çalışmalar, sorumluluklar ve hedefler belirlenir.
- Müfredat çalışması: Çevre ve sürdürülebilirlik konuları eğitim programıyla ilişkilendirilir.
- Bilgilendirme ve katılım: Okul topluluğu, aileler ve yakın çevre sürece dâhil edilir.
- Gözlem ve değerlendirme: Uygulamaların sonuçları izlenir; ihtiyaç duyulan değişiklikler yapılır.
- Eko-İlke: Okulun sürdürülebilirliğe ilişkin ortak anlayışı bir slogan, çizim, şiir veya benzeri ifadeyle görünür kılınır.
Anaokulunda bu adımlar, çocukların yaşına ve katılım olanaklarına uygun biçimde yürütülür. Bir çocuğun atık kutularını gözlemlemesi, arkadaşlarına öneride bulunması veya yeniden kullanılabilecek bir malzemeyi fark etmesi, sürece anlamlı bir katkıdır. Yedi Adım Metodolojisi
Yeşil Bayrak Nasıl Kazanılır?
Programa katılan okullar, gerekli çalışma süresini ve değerlendirme koşullarını tamamladıklarında Yeşil Bayrak Ödülü’ne başvurabilir. Türkiye’de yayımlanan koşullar, en az iki eğitim-öğretim yılı boyunca kesintisiz katılımı ve öngörülen çalışmaların gerçekleştirilmesini gerektirir. Başvuruda uygulamalar ve çocukların katılımı belgelenir; çalışmalar ulusal koordinasyon tarafından değerlendirilir ve gerektiğinde okul ziyaretleriyle incelenebilir.
Yeşil Bayrak iki yıl geçerlidir. Ödülün yenilenmesi, çalışmaların sürdürülmesini ve yeniden değerlendirilmesini gerektirir. Böylece sürdürülebilirlik, okulun devam eden sorumluluklarından biri olarak ele alınır. Yeşil Bayrak Ödülü koşulları
Bilge Montessori’de Bu Yol Nasıl Şekillendi?
Montessori yaklaşımının çocuğun bağımsızlığına, katılımına ve çevresine özen göstermesine verdiği değer, doğa temelli eğitim anlayışımızla birlikte okul kültürümüzü şekillendiriyor.
Haftanın iki günü Validebağ Korusu’nda geçirdiğimiz zaman, çocuklara doğayla düzenli ilişki kurma fırsatı sunuyor. Doğal materyallerle çalışmak, tamir etmeyi ve yeniden kullanmayı teşvik etmek, atıkları ayrıştırmak ve çevre temalı projeler yürütmek de günlük yaşamımızda yer buluyor.
Çocukların bu süreçte söz sahibi olmasını önemsiyoruz. Eko-Tim’de sınıflarını temsil eden çocuklar fikirlerini paylaşıyor, alınan kararları arkadaşlarına aktarıyor ve ortak çalışmalarda sorumluluk üstleniyor. Böylece çevreye özen göstermek, birlikte düşünülen ve uygulanan bir deneyime dönüşüyor.
Eko-Okullar süreci bize mevcut uygulamalarımızı ortak bir çerçevede değerlendirme olanağı sağladı. Hedeflerimizi belirginleştirdik; çalışmalarımızı izleme, belgeleme ve geliştirme yaklaşımımızı güçlendirdik.
Daha Az Atık, Daha Anlamlı Deneyim
Bir etkinliği planlarken kullanılacak malzemeleri ve çalışma sonrasında oluşacak atığı da düşünürüz. Panolarda, kutlamalarda ve sınıf çalışmalarında yeniden kullanılabilecek malzemelere yer verir; gereksiz tüketimi azaltmayı gözetiriz.
Yıl sonunda eve büyük etkinlik dosyaları göndermeyişimiz de bu yaklaşımın bir parçasıdır. Çocukların üretimlerini değerli bulurken, öğrenmenin izini meraklarında, sorularında, becerilerinde ve günlük yaşamlarında da ararız.
Yapılan çalışmaların kâğıtlarda birikmesinden çok, çocuklarda iz bırakmasını önemsiyoruz.
Yeşil Bayrağın Ardındaki Ortak Sorumluluk
2026 yılında kazandığımız Uluslararası Yeşil Bayrak Ödülü, bu ortak çalışmanın görünür bir simgesi oldu. Bizim için Eko-Okul olmak, uzun süredir benimsediğimiz değerleri daha bilinçli ve sistemli biçimde yaşatmak anlamına geliyor.
Bir malzemeyi yeniden kullanmayı düşünen, bir canlının yaşam alanına özen gösteren veya ortak bir soruna çözüm öneren çocuk, sürdürülebilirliğin günlük yaşamdaki karşılığını deneyimliyor. Okul olarak sorumluluğumuz, bu deneyimlerin sürekliliğini çocuklarımız, öğretmenlerimiz ve ailelerimizle birlikte desteklemek.
Bilge Montessori Anaokulu
Rehberlik Birimi
Bir yanıt yazın